30 Ocak 2013 Çarşamba

Keçeden çanta

BİLGENİN GEMİSİ | 00:54 | | | | | | | 16 yorum
Kızımın çantası bitti sonunda.
Bir tarafına cupcake yaptım,diğer tarafınıda fiyonkla süsledim.
Askısının omuza gelen kısmına da fiyonk ekledim.
Biz çok beğendik.
Bakalım siz beğenicekmisiniz?
Bu arada okullar tatil olduğundan bu yana evde düzen kalmadı.
Ne yattığımız saat bellii ne kalktığımız saat :))
Çocuklar gün boyu evdeler.Eltimin çocuklarıda gelince oldumu bana 5 çocuk :)  
Ne temizlikten anlıyorum bu aralar,ne ev işinden ne de siparişlerimden.
Herşey karmakarışık.Canları sağolsun.
Onlar güzel vakit geçiriyorlar ya o yeter.
Artık Antalya'ya kaçamak yapmanın zamanı geldi galiba.
Hayırlı geceler diliyorum hepinize.

Sevgilerimle :)
 


28 Ocak 2013 Pazartesi

Blogta ilk hediyem :)

BİLGENİN GEMİSİ | 09:57 | | | | | 2 yorum
Tatile hızlı bir giriş yaptık.Karnelerimizi aldık,notlarımız iyi çok şükür.Dün Antalya'ya gidip geldik.Eltimler Van'dan geldiler uçakla.Onları almaya gittik.Şansımızdan hava güzeldi.Bu arada hediyemde geldi.Aslında geleli bir kaç gün oluyo ama bir türlü fırsatım olmadı paylaşmaya.
Bu çantayı ilk gördüğümde çok beğendiğimi söyledim.İstanbul temalı ürünlere karşı olan zaafım aşikar.Sevgili HÜSNÜZAN bana hediye edebileceğini söylediğinde çok sevindim.Hüsnüzan dikiş ustası bir blogger.Ondan öğreneceğim çok şey var.Değişik modellerde çantaları var,bir göz atın derim.
İlkler her zaman önemlidir.Benimde onun için hazırladığım bir paket var.Henüz tamamlayamadığım içöin paylaşamıyorum ama mutlaka paylaşıcam inşallah.Sevgili HÜSNÜZAN'a çok teşekkür ediyorum.Allah razı olsun.
Çok oyalanmamam gerek.Yığınla iş beni bekliyor.Bu arada Face çekilişimde bugün son gün.
Face çekilişim için buraya TIK
Sevgili Hüsnüzan için buraya TIK
Sevgilerimle :)


25 Ocak 2013 Cuma

Keçeden bebek şekeri

BİLGENİN GEMİSİ | 09:11 | | | | | 12 yorum
Günaydın blogcanlar.
İşlerimin başına geçmeden önce bugünkü postumu yayınlamak istedim.Geçenlerde paylaştığım gökkuşağından bu şekerler çıktı ortaya.Her zaman farklı şeyler yapmak istiyorum.Yeni şeyler katmak istiyorum kendime.Olduğum yerde saymamalıyım.Geliştirmeliyim kendimi.Sadece hobi alanında değil aslında her alanda yapmak lazım bunu.
Şekerleri N.Emre'nin öğretmeninin yeni doğan bebeği için yaptım.Çoktan yerlerini aldılar.İtiraf ediyorum,paylaşmakta geç kaldım :)
Hepinize hayırlı Cuma'lar diliyorum.
Sevgiler :)



22 Ocak 2013 Salı

Keçeden gökkuşağı

BİLGENİN GEMİSİ | 21:04 | | | | 4 yorum
Gökkuşağı yapmak çok eğlenceli :))
Bunlardan ne yaptığımı ise daha sonra yayınlıycam.Hayırlı geceler ve şimdiden hepinize hayırlı kandiller.Dualarınızda bu acizede yer verirseniz sevinirim :)

21 Ocak 2013 Pazartesi

Facebook'ta çekilişim var...

BİLGENİN GEMİSİ | 22:25 | Henuz yorum yok!
Hayırlı akşamlar blogcanlar.Face sayfamda çekilişim var.Katılmak isteyenler için bir TIK yeter :)
Bu arada Twitter'dan ve İnstagram'danda beni takip edebilirsiniz.Twitter için buraya TIK.
İntagram'dada bilgeningemisi olarak bulabilirsiniz.
Sevgiler :)

20 Ocak 2013 Pazar

Hifa hatun ile Süheyb'in hikayesi...

BİLGENİN GEMİSİ | 18:16 | | | | | 5 yorum
Başladığımda elimde çok sürünür dediğim ama bir çırpıda bitidiğim bir kitap.Halit Ertuğrul'un kitapları beni her zaman etkilemiştir.
Hifa  Hatun güzelliği ve zenginliği dillere destan olmuş bir ay parçası.Peşine düşmeyen krallar,vezirler,sultanlar kalmamış.O'nun gönlü ise ebedi sevdayla, ilahi aşkla yanmış.
Bir gün Efendimiz(s.a.v.)'e giderek:
-Ey Allah'ın Rasulü.Bana,beni cennete götürecek bir şeyler öğret.
Efendimiz:
-Ya Hifa,senin önce evlenmen lazım,zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın,demiş.
Hifa büyük bir teslimiyetle boynunu büküp:
-Siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım, demiş.
Efendimiz:
- Yarın sabah mescide ilk gelenle evlen,buyurmuş.
Hifa Hatun kabul etmiş.Bu haberi Süheyb adında fakir ve gariban bir sahabe duymuş ama asla dikkate almamış.Çünkü evi yurdu olmayan,karnını zor doyuran,bazen ağaç altında bazen mescitte sabahlayan birinin,zenginliği ve güzelliği dillere destan olan birini gönlünden geçirmesi mümkün değilmiş.
O sabah bütün sahabeler çeşitli sebeplerden dolayı geç kaldıkları halde ilk gelen Süheyb olmuş.Efendimiz (s.a.v.) namazdan sonra Hifa hatunu çağırıp neticeyi bildirmiş.Hifa hatun tam bir teslimiyetle durumu kabul etmiş.Efendimiz bir hutbe okumuş ve nikahlarını kıymış,eve yollamış.
O gece Süheyb:
-Ya Hifa.Biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin.Ben ise senin için sadece bir yüküm.Bunun için benim şükretmem,senin sabretmen lazım.İstermisin bu geceyi ibadetle geçirelim.Zira Efendimiz ''Cennetle yüksek bir çardak var ,orada yanlız sabredenlerle şükredenler otururlar '' buyurmuştur.Seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatarak,kalplerini zikir ile aydınlatmışlar.
Cebrail (a.s.) olup biteni Efendimiz'e anlatmış,Yüce Allah'ın onları cennetle müjdelediğini bildirmiş.Ertesi sabah namazdan sonra Efendimiz(s.a.v.) Süheyb'i yanına alarak:
- Ey Süheyb ,geceki halini senmi anlatırsın,ben mi anlatayım.
-Allah Rasulu en iyisini bilir ,demiş Süheyb.Bunu üzerine Efendimiz:
-Ne mutlu size ikinizde cennetliksiniz,buyurmuş.
Süheyb derhal secdeye kapanarak:
-Ya Rabbi,Sen ki beni affettin,o zaman günahlara bulaşmadan canımı al diye yalvarmış.
Allah(c.c.) dualarını kabul ederek daha secdedeyken ruhunu teslim almış.Mescitte bulunan sahabeler büyük bir şaşkınlık içinde gözyaşı dökmüşler.
Efendimiz:
-Size daha şaşılacak bir şey söyleyeyim mi.Şu anda Hifa hatunda ruhunu Hakk'a teslim etti........


 


19 Ocak 2013 Cumartesi

Kâbus...

BİLGENİN GEMİSİ | 19:42 | | | | 2 yorum
En çok sevdiğim yazarlardan Cüney Suavi'nin bir yazısı.Bu hikaye ''Hayatın içinden'' isimli kitabında mevcuttur.Aslında ilk defa Kemal Ayyıldız'ın ''Düşünen İnsanlar İçin'' isimli kaset setinde dinlemiştim ve çok etkilenmiştim.Biraz uzun ama çok güzel bir hikaye,okumanızı tavsiye ederim.Eğer dinlemek isterseniz yine netten ''Kemal Ayyıldız-Kabus '' yazıp dinleyebilirsiniz.
Çocukluğumdan beri dar mekanlardan sıkılır ve bu tür yerlerden feryat edercesine uzaklaşırdım.İleri yaşlarda bunun bir hastalık olduğunu anlamış, fakat bu illetten bir türlü kurtulamamiştim.Oysa ki o dar mekanlara, şimdi ister istemez girecektim.
Beni sarip sarmalamislar ve uzunca bir tabuta yerleştirmişlerdi. Çevremde dolaşanlarin sesini gayet iyi duyuyor ve gözlerim kapalı olmasına rağmen, her nasılsa onları duyabiliyordum.-Genç yaşta öldü zavallı, diyorlardı. Halbuki yapacak ne kadar çok işi vardı.
Gerçekten de bir çok işim yarım kalmıştı. Mesela oğluma iyi bir işyeri açamamış, araba ile renkli televizyonunun taksitlerini henüz bitirememiştim. Büyük bir firma kurup dostlarımı orada toplamak da artık hayal olmuştu. Üstelik kış çok yaklaştığı halde odun kömür işini halledememiş ve çatının akan yerlerini aktaramamıştım.
Yarıda kalan işlerimi arka arkaya sıralarken, kulaklarımı çınlatan bir sesle irkildim. Sanki mikrofonla söylenen bu ses beynimin en ücra köşelerinde yankılanıyor ve :
-“Geçti artık geçti”, diyordu.
İçimden “keşke geçmemiş olsaydı” diyordum. Nereden başıma gelmişti o kaza bilmem ki? Halbuki ne kadar da iyi araba kullanırdım.
Olup bitenleri hatırlamaya çalışırken, dostlarımın çevremi sardığını ve içinde bulunduğum tabutun kapağını örtmeye çalıştıklarını fark ettim. Onları engellemek için avazım çıktığı kadar bağırmak ve çırpınmak istediğim halde ne kımıldayabiliyor, ne de bir ses çıkartabiliyordum. Biraz sonra koyu bir karanlıkta kalmış ve gözlerimi, tabutun tahtaları arasından sızan ışığa çevirmiştim. Dehşet içinde:
-Aman Allah’ım!.. dedim. Ne olacak şimdi halim?
Korkudan hiçbir şey düşünemiyordum. Bu arada omuzlara kaldırılmış ve sallana sallana götürülmeye başlanmıştım. Dışarıdaki seslerden yağmur yağdığı belli oluyor ve su damlacıklarının sesi, tabutumun gıcırtısına karışıyordu.
Cenaze namazı için camiye gidiyor olmalıydık.
Cami deyince aklıma gelmişti. Çok yakınımızda olmasına ve her gün beş defa davet edilmeme rağmen, bir türlü vakit bulup gidememiştim. Ama her zaman söylediğim gibi elli yaşına gelince namaza başlayacak ve herkesin şikayet ettiği kötü alışkanlıklarımı terk edecektim.
Evet evet, şu kaza olmasaydı, ileride ne iyi bir insan olacaktım.
Daha önceden duyduğum ve nereden geldiğini kestiremediğim ses :
-Geçti artık geçti, diye tekrarladı.”Bitti artık”
Biraz sonra namazım kılınmış ve tekrar omuzlara kaldırılmıştım. Mahallemizdeki kahvehanenin önünden geçerken, her gün iskambil oynadığımız arkadaşlarımın neşeli kahkahalarını işitiyor ve “herhalde ölüm haberimi duymamış olacaklar” diye düşünüyordum. Sesler iyice uzaklaştığında, eğik bir şekilde taşındığımı hissederek mezarlığa çıkan yokuşu tırmandığımızı anladım. Şiddetle yağan yağmurun tabuttaki çatlaklardan sızarak kefenimi yer yer ıslattığının da farkındaydım. Buna rağmen dışarıda konuşulanlara kulak verdim. Dostlarımın bir kısmı piyasadaki durgunluktan bahsediyor, bir kısmı da milli takımın son oyununu methediyordu. Tabutumu taşıyan diğer biri ise, yanındakinin kulağına fısıldayarak:
-Rahmetlinin tersliği, öldüğü günden belli, diyordu. Sırılsıklam olduk birader.
Duyduklarım herhalde yanlış olmalıydı. Yoksa bunlar, uykularımı onlar için feda ettiğim dostlarım değil miydi?
Yolculuğum bir müddet sonra bitmiş ve tabutum yere indirilmişti. Kapak tekrar açıldı ve cansız vücudumu yakalayan kollar, beni dibinde su toplanmış olan bir çukura doğru indirdi.
Boylu boyunca yattığım yerden etrafıma baktım.
Aman Allah’ım!.. Bu kabir değil miydi?
O ana kadar buraya gireceğimi neden düşünmemiştim?
Sessiz feryatlarımı kimseye duyuramıyor ve dostlarımın, üzerimi örtmek için yarıştığını hissediyordum.
Tekrar zifiri karanlıkta kalmış ve bütün acizliğimle dua etmeye başlamıştım.
-Yarabbi , diyordum. Bir fırsat daha yok mu, senin istediğin gibi bir kul olayım. Ve kabrimi, cennet bahçelerinden bir bahçeye çevireyim.
Aynı ses, her zamankinden daha şiddetli olarak:
-Geçti artık geçti, diye tekrarladı. “Her şey bitti artık.”
Mezarımı örten tahtaların üzerine atılan toprakları çıkardığı ses gök gürültüsünü andırıyor ve bütün benliğimi sarsıyordu.
Son bir gayretle yerimden fırlayarak gözlerimi açtım. Odamdaki rahat yatağımda yatıyor, fakat korkunç bir kâbus görüyordum. Bitişik dairede oturan doktor arkadaşım beni ayıltmaya çalışarak:
-Geçti artık geçti, diye bağırıp duruyordu. “Geçti bak, hiçbir şeyin kalmadı.”
Yattığım yerden yavaşça doğruldum. Terden sırılsıklam olmuş ve sanki yirmi kilo birden vermiştim. Dışarıda sağnak halinde yağmur yağıyor, şimşek ve gök gürültüsünden bütün ev sarsılıyordu.
Etrafımdakilerin şaşkın bakışları arasında kendimi toplamaya çalışırken:
-Yarabbi, sana zerrelerim adedince şükürler olsun, diyordum. İyi bir kul olmak için ya bir fırsat daha vermeseydin!!!

18 Ocak 2013 Cuma

Bu aralar...Mevlana'dan...

BİLGENİN GEMİSİ | 09:12 | | | | | 6 yorum
Bu aralar neler yapıyorum bir karede topladım.Her zaman yaptığım kitap ayraçları,kızım için bir çanta ve bebek şekeri.Bitince yine paylaşıcam inşallah.


Ve Mevlana'dan çok seevdiğim bir söz.Cumanız mübarek olsun arkadaşlar.Dualarınızda bizede yer verin inşallah.
Sevgilerimle :)

16 Ocak 2013 Çarşamba

Kız çocukları için keçeden kapı süsü

BİLGENİN GEMİSİ | 23:45 | | | | | | | 6 yorum
Eveeet.İşte Bir önceki postumda bahsettiğim Mert'in ablası için yaptığım kapı süsü.Feyza kelebekleri sevdiği için ona böyle birşey yapmak istedim.Eltimler Van'dalar şu anda.İnşallah yarıyıl tatilinde gelicekler ve bu süsler sahiplerini bulucak.Çocukları sevindirmeyi çok seviyorum.
Dilerim sizlerde beğenirsiniz.Bu arada teknolojiye yetişmeye çalışıyorum.Twitter ve İnstagram'dayım.
Sevgilerimle Efendim :)
Sipariş için :bilgeningemisi@gmail.com
Facebook/bilgeningemisi
Twitter/bilgeningemisi

15 Ocak 2013 Salı

Erkek çocuklar için keçeden kapı süsü

BİLGENİN GEMİSİ | 14:21 | | | | | | | | 4 yorum
Yeni bir çalışmayla karşınızdayım.Eşimin yeğeni için yaptığım kapı süsü.Aslında Mert'in ablası içinde ayrı bir kapı süsü yaptım ama onu ilerleyen günlerde paylaşıcam inşallah.Emek benden yorum sizden :)Sevgilerimle :)
Sipariş için:bilgeningemisi@gmail.com
             facebook/bilgeningemisi

14 Ocak 2013 Pazartesi

Teklifime varmısın?

BİLGENİN GEMİSİ | 14:34 | 5 yorum
Malum herkez bloğunun tanıtılmasını,takipçi sayısının artmasını istiyor.Hep düşünüyorum ne yapabilirim diye.Sonuçta böyle birşey yapmaya karar verdim.Nasıl mı olucak?
 Dileyen blog arkadaşlarımla karşılıklı hediyeleşip birbirimizin bloğunu duyurucaz.Çok büyük hediyeler olmasına gerek yok.Kendimizi tanıtan bir kaç cümle doğrultusunda maddi değeri yüksek olmayan küçük hediyelerle yapalım istedim.Mesela ben 3 çocuk annesi ev hanımıyım.Keçe ve dikişle uğraşmayı seviyorum.Küçük bir hobi malzemesi bile beni mutlu eder.Sizde kendinizi buna benze bir şekilde tanıtırsınız.Bir kaç şartım var..
                                                                               
 
1-)Ortalama fiyata birlikte karar verelim.
2-)Hediyeler aynı gün kargoya verilsin.
3-)Kargo ücretini gönderen ödesin.
4-)Hediyeleri aldığımızda bir yada bir kaç fotoğrafla linkle birlikte yayınlayalım.
5-)Eğer face adresiniz varsa aynı şekilde face adresimizin linkiyle yayınlayalım yeter.
6-)Bu teklife en az 50 takipçiniz olduğunda katılabilirsiniz.

                                                                                                                                                                              Hadi bakalım bu teklife kimler var? :)


13 Ocak 2013 Pazar

Keçeden çocuklar için kapı süsü

BİLGENİN GEMİSİ | 23:41 | | | | | | | | | 8 yorum
Merhaba blog dostlarım.Artık postlarımı gece yayınlıyorum.Güzdüz bilgisayarı pek açmıyorum.Daha çok evimle ve çocuklarımla ilgileniyorum.Zaten olması gereken de bu.Geçelim bugünkü emeğime.Yeğenlerim için yaptım bu kapı süsünü.Yaparken çok eğlendim.Abimler Antalya'da oldukları için şimdilik sadece faceten gördüler.İnşallah yarıyıl tatiline teslim edicem :))  

Biraz basit oldu sanırım ama yavaş yavaş geliştiriyorum kendimi.Biraz aceleci bir yapım vardır.Elime aldığım işi hemen bitirmeliyim.Düzgün yapmayada gayret ediyorum.Dilerim sizde beğenirsiniz.Sevgilerimle :)

Sipariş için mail:bilgeningemisi@gmail.com               


11 Ocak 2013 Cuma

Bir çok iş birarada :)

BİLGENİN GEMİSİ | 22:44 | | | | 2 yorum
Merhaba blogcanlar.Yayın girmiyorum diye boş duruyorum zannetmeyin :) Üst üste gelen siparişler var.Daha çok kitap ayracı ve taç.Onları yapmakla uğraşıyorum.1-2 tanede güzel işlerim var.Paylaşmak için sabırsızlanıyorum.Bu postta ondanda bir ipucu var.Bu arada yarın küçük bir sınavım var,dua edin.Güzel bi sonuç olursa paylaşıcam inşallah.Şimdilik kaçıyorum.Sevgilerimle :)

8 Ocak 2013 Salı

Âlâ Dergide bloğunuzun yer almasını istermisiniz?

BİLGENİN GEMİSİ | 11:08 | 2 yorum
Belki de yüzlerce muhteşem yazı yayınladın ama bazen o muhteşem yazıların, fotoğrafların, fikirlerin blog sayfana sıkışıp kaldı gibi hissettiğin zamanlar oldu!
Âlâ Dergi her ay bir blog yazarına pırıl pırıl karşılıklı iki tam sayfa ayırıyor! Peki nasıl?
Cevabı için buraya bir TIK.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Edep Ya Hu!

BİLGENİN GEMİSİ | 23:48 | | 6 yorum








Bir kaç gündür kabuğuma çekilmiştim.Moral bozukluğundan dolayı kafamı dinledim biraz.Düşünme fırsatı buldum.Yeni kararlar aldım.''Bloğumda eğlenceli vakitler geçirmeliyim'' dedim.Hüznümü buraya yansıtmamalıyım.Gel-gitlerimiz elbette var ama burası başka bir dünya.Farklı olmalı herşeyden.Şöyle bir silkelendim,omuzlarımı dik tutup kararlı bir şekilde yoluma devam ediyorum Allah'ın izniyle.Bu süreçte bana destek olanlara,özellikle Benbir'ime çok teşekkür ediyorum .Bugün eşimden duyduğum bir anektodu paylaşmak istedim sizinle.Bazen durup düşünmek iyi gelir.
Su,ateş ve edep adında üç arkadaş varmış.Kendi aralarında konuşurken,birbirimizi kaybedersek nasıl bulucaz diye düşünmüşler.

            Su: “Nerede bir şırıltı duyarsanız oraya doğru gelin ben ordayım.” demiş.

            Ateş: “Etrafınıza bakının, bir duman görürseniz ben orada olurum.” demiş.

            Aynı soruya Edep ise şu cevabı vermiş: “Beni kaybederseniz bir daha bulamazsınız.” demiş.

Yorumlar size kalmış :)

2 Ocak 2013 Çarşamba

Ayakkabı torbası

BİLGENİN GEMİSİ | 00:10 | | | | | 4 yorum
Merhaba blog dostlarım.
Bu aralar dikişe yoğunlaştım farkındayım.En son yaptığım şeylerden biride misafirlikte giydiğim terliklerim için torba dikmek oldu.Geçen sene 10 tane diktim bu torbalardan.Bir arkadaşta üzerine kurdela nakışı işledi.Siyah kumaş üzerinde çok güzel göründü.Malesef o zamanlar bloğum olmadığı için fotoğraflarını çekmemiştim.Hepsi kermeste satıldı.Bu onlara göre biraz sade kaldı ama ben beğenerek diktim.Allah(c.c.) kullanmayı nasip etsin :)
Sevgilerimle :)